Yazar :
Kemal Çelik
Özet :
Kıyı alanları geçmiş yıllarda insanların en gözde yerleşim yeri olmuştur. Bunun nedeni kıyıların kara ile su arasında bir geçiş noktası olmasıdır. Kıyı, sadece kara ile deniz arasındaki bir sınır çizgisi değil, değişen genişlikteki bir alanı ifade etmektedir. Kıyıların kullanım amaçları çok çeşitlidir. Bu çeşitlilik kıyılarda farklı menfaatlerin çatışmasına neden olmaktadır. Ülkemiz, 8333 km
uzunluğunda deniz kıyısına sahiptir. Buna zengin göl ve akarsu kıyıları da eklenirse, kıyılar ve planlama konusunun ne kadar önemli olduğu daha da belirginleşir. Kıyılar hızlı bir şekilde yapılaşmakta ve yenilenemeyen kaynaklar büyük bir hızla kullanılarak yok
edilmektedir.
Kıyılar hayvan ve bitki türleri için uygun habitatlar oluştururlar. Kıyılar aynı zamanda mikro klimatik özellikleri nedeniyle tatil ve dinlenme olanakları sağlayan alanlardır. Gelişen ekonomi ile kıyılar daha fazla kullanılmaktadır. Kıyı Kanununa göre Kıyı Çizgisi(KÇ) ile Kıyı Kenar Çizgisi (KKÇ) arasındaki alan kıyıdır. Günümüzde kıyı alanlarına; yol, stadyum, liman vb. yapılmak için dolgu yapılmaktadır. Dolgu yapılan alanlarda yeniden KKÇ belirlenmesi farklı KKÇ’nin oluşmasına neden olmaktadır. KKÇ’nin deniz tarafı kamunun kullanımında olup, özel mülkiyet bulunmamaktadır. Zamanla kıyıda yapılan kiralamalar sonucunda KKÇ’nin değiştirilmesi talepleri olmaktadır. Bu çalışmada; Samsun ili Batıpark ile Doğupark arasına isabet eden kıyı kullanımı incelemiş ve
farklı iki kıyı KKÇ onamasının ortaya çıkardığı problemler ortaya konmuştur. Kıyı alanlarının planlama ve kontrolünün sağlanması Kıyı Alanları Bilgi Sistemi (KABS) kurulması ile mümkündür. KABS’nin kullanımı sayesinde kıyı alanlarında bütünleşik planlama yapılması mümkün olur. Kıyı alanları yönetimi ve planlaması, yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası ölçekte düşünülmelidir.
Anahtar Kelimeler :
Kıyı Kenar Çizgisi, Planlama, İmar Planı, Kıyı Alanları Bilgi Sistemi
Kaynak :