Yazar :
Mehmet Çete, Halil İbrahim İnan
Özet :
M.Ö. 3000’li yıllara kadar uzanan bir geçmişe sahip olan kadastro çalışmalarında zamanın şartlarına uygun olarak sürekli bir değişim
ve gelişim yaşanmıştır. Bu değişim ve gelişim sürecinin son halkasını, etkisi 1990’lı yıllardan sonra daha belirgin bir şekilde
hissedilmeye başlanan bilgi devrimi dönemi oluşturmaktadır. Bu dönemde; kadastroların sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için
içerik ve kapsamının genişletilmesi gerektiği düşüncesi yaygınlaşmış, farklı ortamlardaki tapu ve kadastro verilerini bir araya getiren ve
bütünleşik sorgulama ve analiz imkanları sunan kadastro bilgi sistemleri oluşturulmuş, aynı mekana rastlayan farklı yasal hak,
kısıtlama ve sorumlulukları temsil edilebilmek ve zamansal değişimleri izleyebilmek için 3 ve 4 boyutlu kadastro kavramları geliştirilmiş
ve dünyadaki arazi idare sistemleri için ortak bir veri modeli olan Arazi İdaresi Temel Modeli geliştirilerek bir ISO standardı haline
getirilmiştir. Kadastral sistemlerin, kısa bir süreçte ortaya çıkan bu ve benzeri gelişmelere ayak uydurabilmesi ise ancak dinamik bir
yapıya sahip olmalarıyla mümkün olabilecektir. Bu çalışmada, öncelikle, bilgi devrimiyle birlikte dünyada kadastro alanında yaşanan
ve yukarıda birkaçı ifade edilen modern eğilimler değerlendirilmekte, daha sonra da ülkemiz kadastrosunun bu gelişmeler karşısındaki
yeri ve durumu tartışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler :
Kadastral Sistemler, Modern Eğilimler, Türkiye Kadastrosu
Kaynak :