Yazar :
Erol KÖKTÜRK
Özet :
Haritacılığın, uygarlık tarihinin ilk mesleklerinden biri olduğu
kabul gören bir gerçektir. İlk dünya haritasının günümüzden
2700 yıl önce Babilliler tarafından bir tablet üzerine çizilmiş
olduğu bilinmektedir. Mesleğimizin temellerinden birini oluşturan
geometrinin, dolayısıyla mülkiyet kadastrosunun, Nil insanlarının
gereksinmelerinden, günümüzden yaklaşık 4000 yıl önce ortaya
çıktığı da bilinmektedir. Bugün mesleğimiz, uydu teknolojisini
kullanan, bilgi teknolojilerini kullanmak zorunda olan bir
noktaya gelmiştir. Bu gelişme aralığı, bilinmesi gereken
gelişmelerle, çabalarla, zorluklarla dolu geniş bir aralıktır.
Haritacılık, uygarlık tarihinin birikimlerini hemen kullanan,
teknolojik gelişmeleri kendi gereksinmelerine hemen uyarlayan
bir meslek dalı olarak gelişmesini sürdürmüş ve bugünkü zengin
içeriğine kavuşmuştur. Bir mesleğin bilincinde olmak, öncelikle
onun tarihinin bilincinde olmayı gerektirir.
Çalışmada, toplumsal gereksinmelerin ve teknolojik
gelişmelerin haritacılığın gelişmesinde yarattığı dönüşümler ele
alınacaktır. Mesleğin tarihsel gelişiminin kritik eşikleri,
determinist bir yaklaşımla ele alınmaya çalışılacaktır. Kişilerin
(meslek önderlerinin) mesleğe ve tarihe katkılarına değinilecektir.
Bugün gelinen noktanın, birikimler ve gelişmeler zincirinin son
olmayan halkasını oluşturduğu, bu tarihsel sürecin
incelenmesiyle ortaya konulmaya çalışılacaktır. Gelişmenin
dönüştürücü dinamiklerine değinilecektir.
Çalışmanın amacı, haritacılığın tarihsel yürüyüşünü ele
almaktır. Bu yapılırken, mesleğimizde tarih bilinci oluşturma
çabalarına destek olma düşüncesi, bildirinin mantık zeminini
oluşturmaktadır.
Anahtar Kelimeler :
Haritacılık, Uygarlıklar, Düşünsel Temeller, Gelişme Dinamikleri, Kişiler, Olaylar, Keşifler, Meslek Kimliği
Kaynak :