Yazar :
Adil Hakan Ayber
Özet :
Kadastro terimi; Mülkiyete konu arsa, arazi ve yapıların teknik ölçüleri ile oluşturulan haritalarının (Tahdit), hukuki veriler
kullanılarak oluşturulan malikleri ile (Tespit) eşleştirilip tapu siciline bağlamak olarak özetlenmektedir. Ancak, mülkiyet niteliğinde
olan veya sayılan bazı alan ve bilgilerin tapu sicilinde net olarak görülmemesi eksik tescil veya zamana hitap etmeyen mülkiyet
durumunu akıllara getirmektedir.
Dolgu alanları üzerindeki tesislerin tescil edilmemesi dolgu alanı üzerinde kurulmuş olan bir hava alanındaki bağımsız bölümlerin
mülkiyet sorununu gündeme getirebilmektedir. Yine deniz, göl veya büyük akarsular üzerine veya içerisine kurulan dalyan, voli gibi
işletmeler ile deniz üzeri ve içine inşa edilen santraller, yapılar veya deniz altına inşa edilen hatlar, soğutma veya depolama tesislerinin
konum ve tescil bilgilerinin kadastro mantığında ele alınıp deniz kadastrosunun yapılması önem arz etmektedir.
Taşınmazların vergi, devir, ecri misil, kamulaştırma, kredilendirme, sigortalama gibi işlemlerinde değer faktörü meri mevzuatta her
ne kadar siciline işlense de sicildeki değerlerin güncel olmaması, belediyelerin emlak beyan değerlerinin reel değerleri yansıtmaması,
gayrimenkul sektöründe spekülatif hareketleri artırmaktadır. Bu nedenle; küme değerleme veya tekil değerlerin sistem analizleri ile
güncel değer kadastrosu oluşturmak ülkemiz için vazgeçilmez bir hal almıştır.
Ülkemizde yer altı tesisler gün geçtikçe artmaktadır. Metro hatlarının, su, telefon, elektrik, doğalgaz hatlarının yer altında olması, yer
altı otopark, depolama tesisleri gibi yapıların konum ve mülkiyet bilgilerinin yer altı hat kadastrosu ile sicillerine işlenmesi artık bir
ihtiyaç halini almıştır.
Ulaşım dahil birçok alanda kullanıma açılan ve yer üstü yapıların gerektiğinde mevcut yeryüzü yapı ve tesislerinin üzerinden
geçirilmesi, uçan yol, teleferik, yeryüzü üstü metro veya tren hatlarının konum ve mülkiyet veya kullanım haklarının yer üstü hak
kadastrosu ile tespiti ve güncellenmesi bir gerekliliktir.
Çok geniş alanlarda yapılan imar planlarının uygulamalarının geciktirilmesi bu uygulama işinin gerçek anlamda sıkıntılara sebebiyet
verdiği hepimizin şahit olduğu durumdur. Bu durumun; toplulaştırma iş ve işlemlerinde de yaşandığı yadsınamaz işte bu tür iş ve
işlemlerin değer kadastrosu ile aynı anda hayata geçirilmesi şeklinde kurgulanabilecek bir arazi uygulama kadastrosu ihtilafları en
aza indirecektir.
Kadastro harici alanlar, meralar, yaylalar, SİT alanları, kıyı ve sahil alanları parklar ve rekreasyon alanları gibi alanlardan niteliğini
kaybedenlerin ekonomiye kazandırılması veya niteliğini kaybetmemiş olanların konuma dayalı tescilinin gerçekleştirilmesi diye
adlandırabileceğimiz kamu alanları kadastrosu çalışmalarına ülkemizin gerçek anlamda ihtiyacı vardır.
Bir dönem çok amaçlı kadastro olarak adlandırılan kadastro terimi; günümüzde tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek mülkiyet bilgilerinin
tescilinin sağlanması olarak da adlandırılabilir. Günümüzde yapay zeka unsurlarının da kullanıldığı bilgi teknolojileri coğrafi bilgi
sistemlerinin iyice vazgeçilmezi haline gelmiştir. Mekansal Bilgi Sisteminin altlığını oluşturan Tapu ve kadastro bilgilerinin kolay
anlaşılabilir olması ve sistemde taşınmazlara ait tüm bilgileri içermesi coğrafi bilgi sistemlerinin etkin kullanımını sağladığı gibi
ileride oluşa bilecek emlak borsasının da kurulmasında kolaylıklar sağlayacaktır.
Alternatif kadastro bilgilerinin tescil isteği, gayrimenkulün finansal bağını artmasını sağladığından; gayrimenkulün de ülkemizde en
önemli yatırım aracı haline gelmesini sağlamıştır. Bu nedenle; gayrimenkul sektörün de spekülatif değer hareketlerinin önüne geçmek
için alternatif kadastro verilerinin sisteme aktarılmasını zorunluluk haline gelmiştir
Anahtar Kelimeler :
Kadastro, Alternatif, Uygulamalar
Kaynak :