Sitede Ara

20. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı Sonuç Bildirgesi

20. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı Sonuç Bildirgesi

1. Giriş ve Kurultayın Vizyonu

Harita Mühendisliği disiplini, hızlı ve ezber bozan/çığır açan teknolojik gelişmelerin baskısı altında meslek çerçeve ve alanını (kendini) yeniden tanımlama konusunda duyarlı davranmak durumundadır; aksi halde bu sürece ilgisiz kalmak gibi tarihsel bir seçimle karşı karşıyadır. Bu kritik eşikte, 20. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, güncel konu başlıklarından; yapay zekâ ve otonom sistemlerin getirdiği paradigma değişimine öncülük etmek, mesleğin geleceğini şekillendirecek stratejik vizyonu tanımlamak ve toplumsal faydayı en üst düzeye çıkaracak politikaları belirlemek üzere, bilgi değişiminin aktif deneyimlendiği bir vizyonla toplanmıştır. Kurultay, teknik bir bilgi paylaşım etkinliğinin ötesinde, disiplinin varoluşsal bir yeniden yapılanma sürecine girdiği bu dönemde, bir yol haritası oluşturma misyonunu üstlenmiştir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası (HKMO) tarafından düzenlenen 20. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, 1-3 Ekim 2025 tarihlerinde Ankara’daki Türkiye Barolar Birliği Avukat Özdemir Özok Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilmiştir. Kamu, üniversite, özel sektör temsilcileri ile öğrencilerden oluşan 1098 kayıtlı katılımcının yoğun ilgisiyle hayat bulan etkinlik, "Veriden Bilgiye, Bilgiden Değere – Yaşanabilir Geleceğin Haritası" ana teması etrafında şekillenmiştir.

20. Kurultayın, bu yılki toplanışı, HKMO'nun 70. kuruluş yılı ve Cumhuriyetin İlk Kadastro Kanunu’nun 100. yılı gibi iki önemli yıldönümüne denk gelmesiyle ayrı bir tarihsel önem kazanmıştır. Gazeteci ve Ekonomist Emin Çapa'nın ana tema konuşmasında; hızlanan dijital dönüşümün etkileri, mühendislikte yaratıcılığın ve farklı düşünmenin artan önemi, küresel iklim krizi ve tüm canlılar için yaşanabilir bir gelecek inşa etme sorumluluğu gibi kilit mesajlarla, mesleğin sadece teknik değil, aynı zamanda sosyal ve felsefi boyutlarını da gündeme taşımıştır.

 Dünya ve ülkemiz, tarihin en karanlık ve belirsiz dönemlerinden geçmektedir. Küresel kapitalizmin derinleşen krizi sadece ekonomik dengeleri altüst etmekle kalmamış; çevre başta olmak üzere demokrasiyi, adaleti, mesleğimizi ve en temel insan haklarını da hedef almıştır. Özellikle Ortadoğu’da İsrail'in Filistin halkına yönelik gerçekleştirdiği sistematik soykırım sadece bir bölgenin değil, vicdan sahibi tüm mühendislerin de ortak yarası olarak tarihte yerini almıştır.

Ülkemizde ise tablo, siyasi ve ekonomik bir kuşatılmışlık hâlini almıştır. Antidemokratik uygulamalar, liyakatin yerini alan sadakat ilişkileri ve hukuk devletinden uzaklaşan yönetim anlayışı, toplumsal dokumuzu ve kurumlarımızı zayıflatmıştır. İfade özgürlüğünün kısıtlandığı, akademik, bilimsel ve mesleki özerkliğin yok sayıldığı, meslek örgütlerimizin yetkilerinin budanmaya çalışıldığı bir ortamda; bilimsel doğruları savunmak demokratik bir direniş hâlini almıştır. Buna ek olarak, doğal, tarihi ve kültürel mirasın muhafazasına duyarsız, doğal kaynakların kullanımında çevreye duyarlı olmaktan uzaklaşan yaklaşımlar ise; gelecek kuşakların doğal ve temiz çevreye erişme, sahip olma haklarından mahrum kalacakları bir yarın oluşturulmaktadır.

Bu siyasi atmosfer, emeğiyle geçinen Harita Mühendislerini de geçim ve gelecek kaygısıyla baş başa bırakmıştır. Uzamsal verinin üretiminden mülkiyetin tesciline, altyapı projelerinden kentsel dönüşüme kadar yaşamın her alanında kilit rol oynayan Harita Mühendisleri, bu krizin ve antidemokratik kuşatmanın doğrudan muhatabı ve mağduru olmuştur. Bu süreçten çıkış yolunun; bireysel başarı hikâyelerinde değil, bilimin rehberliğinde, kamusal ortak yararı gözeten örgütlü ve sistematik bir çalışma disiplininde olduğu Kurultayımızda bir kez daha ortaya konmuştur.

 

2. Kurultayın Kısa Özeti

Kurultayın açış konuşmalarında; Harita Mühendisliğinin tarihsel birikimi ile ülkenin planlı kalkınmasındaki kritik rolü vurgulanarak, uzamsal verinin kamu yararı ve toplumsal refah ekseninde değere dönüştürülmesiyle güncel krizlere karşı nasıl daha adil ve yaşanabilir bir gelecek inşa edilebileceği vizyonu ortaya konmuştur.

Kurultay Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Berkay Bahadur: Teknolojik dönüşümün getirdiği küresel ve yerel krizlere karşı Harita Mühendisliğinin, ürettiği uzamsal veriyi toplumsal faydaya dönüştürerek yaşanabilir bir gelecek inşasında üstlendiği stratejik rolü vurgulamıştır. Kurultay Başkanı Mustafa Nevzat Düzağaç: İlk kurultaydan yirminci kurultaya kadar, Kurultay geleneğinin ve meslek odasının tarihsel gelişimini aktararak, bu etkinliğin güncel teknolojiler ve disiplinler arası iş birlikleri çerçevesinde sektörün geleceğine yön veren ve ortak aklı üreten bir platform olduğunu ifade etmiştir. Oda Yönetim Kurulu Başkanı Ali İpek: Odanın 70 yıllık geçmişine ve "toplumcu mühendis" sorumluluğuna dikkat çekerek, uzamsal verinin şeffafça kamu yararına kullanılmasının ülkenin boğuştuğu ekonomik, siyasi ve çevresel krizlerle mücadelede kritik bir öneme sahip olduğunun altını çizmiştir. Prof. Dr. Yalçın Karatepe: Harita Mühendislerinin yüksek hassasiyetle ölçümler yaparak ülkenin altyapısını kurmasına benzer şekilde, ekonomide de vatandaşın refah seviyesinin hassasiyetle ölçülerek adil bölüşümün sağlanması için adeta "yeniden haritalandırılması" gerektiğini belirtmiş; ekonomik durumun sadece enflasyon veya büyüme gibi makro rakamlarla değil, bu göstergelerin toplumun farklı kesimlerine nasıl yansıdığı ve "refahın adil dağılımı" üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Kurultayımızda “Veriden Bilgiye, Bilgiden Değere – Yaşanabilir Geleceğin Haritası” ana temasıyla gerçekleştirilen özel oturumda Gazeteci ve Ekonomist Emin Çapa kapsamlı ve ufuk açıcı bir konuşma yapmıştır. Bu oturumda, teknolojide yaşanan gelişmeler ve giderek hızlanan dijital dönüşümün etkileri altında tüm diğer mesleklerle birlikte Harita Mühendisliği mesleğinin mevcut durumu, güncel sosyo-ekonomik ve çevre sorunları ve gelecek perspektifine ek olarak farklı açıdan düşünmenin ve yaratıcılığın mühendisler açısından önemi vurgulanmıştır. Devamında, tüm canlılar için yaşanabilir bir gelecek inşasını tehdit eden doğal kaynakların aşırı ve plansız kullanımı, küresel iklim krizi ve afetler, plansız kentleşme ve arazi kullanımı ile sosyal hizmetlerdeki mekânsal adaletsizlikler gibi yerel ve küresel problemlerin etkilerinin azaltılmasında ve yönetilmesinde mesleğimizin stratejik rolü vurgulanmıştır.

Bu özel oturum sonrasında, “Cumhuriyetin İlk Kadastro Kanunu’nun 100. Yılında Türkiye Kadastrosu” başlıklı oturumda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Taşınmaz Değerleme Dairesi Başkanı Dr. Ümit Yıldız’ın moderatörlüğünde; Ufuk Üniversitesinden Prof. Dr. A. Lâle Sirmen, Gebze Teknik Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Kara, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden Nevzat İhsan Sarı ve Neşe Buçan konuşmalarını gerçekleştirmiştir. Türkiye Kadastronun geçmişten günümüze, tarihsel süreç içinde hukuki açıdan değerlendirilmesi, ülkemizde kadastral açıdan yürütülen faaliyetler, mevcut sorunlar ve çözüm önerileri konularına ek olarak üç boyutlu kent modelleri ve bunun özelinde üç boyutlu kadastro kavramı çerçevesinde ülkemizde yapılan çalışmalar ve gelecekte yapılması planlanan işler ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

“Yeni Nesil Konum Belirleme Yöntemleri ve Mevzuatın Geliştirilmesi” başlıklı oturumda, Prof. Dr. Aydın Üstün’ün moderatörlüğünde; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Harita Dairesi Başkanı Ekrem Ayyıldız, Harita Genel Müdürlüğü Jeodezi Daire Başkanı Müh. Alb. Dr. Erdinç Sezen, Gebze Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Cemal Özer Yiğit ve Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Berkay Bahadur konuşmacı olarak yer almıştır. Konuşmacılar ülkemizde anlık konum bilgisi hizmeti sunan TUSAGA-AKTİF sisteminin mevcut durumu, sistemin yeteneklerinin sınırlı olduğu durumları ve sistemin iyileştirilmesi amaçlı yaklaşım ve çabalar hakkında bilgi vererek sistemin gelecek perspektifi konusunda öneriler ortaya koymuştur. Bu bağlamda, PPP gibi konum belirleme doğruluğu hızla iyileşen ve jeodezik ölçme doğruluğunu sağlar noktaya gelen yeni nesil konum belirleme yöntemlerinin avantajları ile ülkemizde yürütülen konum belirleme uygulamalarındaki kullanım potansiyeli konuşmacılar tarafından ele alınmıştır. Ayrıca, PPP ve benzeri yeni nesil konum belirleme yöntemlerinin meslek uygulamalarında yer alabilmesi amacıyla standartların oluşturulması ve mevzuat alanında atılabilecek adımlar bu oturum kapsamında değerlendirilmiştir.

“Harita Mühendisliğinin Yapay Zekâ ile Dönüşümü” başlıklı oturumda, İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Özgür Doğru ve Doç. Dr. Caner Güney ve Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü öğrencisi Emirhan Bulut konuşmacı olarak yer almıştır. Bu oturumda, Yapay Zekânın mesleğimiz açısından dönüştürücü etkileri kapsamlı biçimde ele alınmıştır. Yapay Zekânın Harita Mühendisliği disiplininin iş tanımını hangi yönlerden değiştirdiği ve gelecekte nasıl dönüştüreceği, somut uygulamalar üzerinden değerlendirilmiştir. Öğrenciler açısından Yapay Zekânın sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği tehditler ele alınmıştır. Son olarak, ülkemizde yürütülen Harita/Geomatik Mühendisliği eğitim-öğretimi Yapay Zekâ perspektifinden değerlendirilmiş; bu kapsamda gerek ders planlarında yapılması gereken değişiklikler gerekse öğretim üyelerinin üstlenmesi gereken yenilenmiş roller tartışılmıştır.

“Genç Haritacılar Kurultayı”, ilk kez “20. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı” ile eş zamanlı olarak düzenlenmiş ve GHK Sonuç Bildirgesi Kurultayın tüm katılımcılarının huzurunda paylaşılmıştır.

“Yapı Sağlığı İzlemede, Harita Mühendisliği ve Ulusal Mevzuat Geliştirilmesi” başlıklı oturumda, Prof. Dr. Cemal Özer Yiğit’in moderatörlüğünde; Yıldız Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Taylan Öcalan, Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, Karadeniz Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık ve Teknik Destek Grubu Ltd.’den Sarp Dinçer konuşmacı olarak yer almıştır. Bu oturumda, Türkiye gibi deprem ve diğer afetlerin doğrudan odağında olan bir ülkede yapı sağlığı izlenmesinin ne kadar kritik bir konumda bulunduğu ifade edilirken diğer taraftan ülkemizdeki yasal mevzuat değerlendirilmiştir. Ülkemizde özellikle büyük mühendislik yapılarında yürütülen yapı sağlığı izleme uygulamaları çok disiplinli bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Yapı sağlığı izleme ve hasar tespit uygulamalarında Harita Mühendislerine düşen roller ayrıntılı biçimde tartışılmıştır.

“Taşınmaz Değerleme ve Uzamsal Teknolojiler” başlıklı oturumda, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Taşınmaz Değerleme Dairesi Başkanı Dr. Ümit Yıldız’ın moderatörlüğünde; Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden Dr. Tuğba Güneş, ENDEKSA Genel Müdürü Görkem Öğüt ve HKMO STBK Taşınmaz Değerlemesi Komisyonu Başkanı Mustafa Kubilay Yıldırım konuşmacı olarak yer almıştır. Bu oturumda, ülkemizde taşınmaz değerleme uygulamalarında gelinen seviye, TKGM tarafından oluşturulan kadastro ve üç boyutlu veri bankasının taşınmaz değerlemesine katkısı ve taşınmaz değerleme uygulamasında karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alınmıştır. Ayrıca teknolojik gelişmelerin taşınmaz değerleme uygulamalarına etkileri ve gelecek perspektifi ayrıntılı biçimde tartışılmıştır.

“Savunma Sanayi Çalışmalarında Harita Mühendislerinin Rolü” başlıklı oturumda, Hacettepe Üniversitesinden Doç. Dr. Berkay Bahadur moderatörlüğünde; TÜBİTAK UZAY’dan Dr. Kaan Kalkan, ASELSAN A.Ş.’den Mehmet Fikret Öcal ve Harita Genel Müdürlüğü’nden Müh. Bnb. Abdullah Sinan Karaer konuşmacı olarak yer almıştır. Bu oturumda, savunma sanayi çalışmaları kapsamında konum belirleme, navigasyon ve genel bir çerçeve ile Harita Mühendisliği disiplininin uzmanlık alanına giren uygulamalar tartışılmıştır. Ayrıca savunma sanayi teknoloji, ekipman ve uygulamalarında Harita Mühendisliği tanım alanıyla doğrudan ilintili uzamsal analiz, konum tabanlı hesaplama yetkinliklerine duyulan ihtiyaçtaki artan talep vurgulanmıştır. Ayrıca, savunma sanayi şirketlerinde Harita Mühendislerine yönelik istihdam ve staj olanakları değerlendirilmiştir.

“İklim Krizine Karşı Harita Mühendisliği ile Yaşanabilir Gelecek Tasarımı” başlıklı oturumda, İhtiyaç Haritası Sosyal Kooperatifi’nden Özge Acar moderatörlüğünde; ALKAZAR Genel Müdürü Güven Fidan, Deniz Üstü Rüzgâr Enerjisi Derneği Başkan Yardımcısı Dolunay Güçlüer Küpeli ve Bülent Ecevit Üniversitesinden Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu konuşmacı olarak yer almıştır. Bu oturumda, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin günümüz dünyasını nasıl değiştireceği ve dönüştüreceğine ilişkin çarpıcı örnekler paylaşılmıştır. Ayrıca iklim değişikliğinin enerji ekseninde, enerji üretimi ve kullanımında ne tür etkilere yol açabileceği değerlendirilmiş; iklim değişikliğine uyum, iklim değişikliği sebebiyle yer bilimleri uygulamalarındaki değişimin mekân boyutunda izlenmesi konularında ön plana çıkan olası Harita Mühendisliği uygulama ve süreçleri ortaya konmuştur.

Öte yandan kurultay kapsamında Afet Yönetimi ve İklim Değişikliği, İmar Uygulamaları ve Kentleşme, Jeodezi ve Ölçme Uygulamaları, Coğrafi Bilgi Teknolojileri, Uzaktan Algılama ve Fotogrametri, Arazi Yönetimi ve Yapay Zekâ ve Yenilikçi Meslek Uygulamaları olmak üzere toplam yedi oturumda sunulan 40 farklı bildiri sunumuyla, meslek perspektifimiz ile ele aldığımız güncel sorunlar, yenilikçi çözüm önerileri ve yeni teknolojiler katılımcılarla paylaşılmıştır.

Buna ek olarak hızlı sunum oturumunda toplam 11 sunum gerçekleştirilmiş, Harita Mühendisliğinin dijital dönüşüm, afet yönetimi ve yüksek teknoloji entegrasyonu alanlarındaki çok yönlü uygulamalarını geniş bir yelpazede ortaya koymuştur. Sunumlarda; akıllı kent vizyonu doğrultusunda BIM-CBS entegrasyonu, belediyelerde kâğıtsız e-belge ekosistemleri ve Veterinerlik Bilgi Sistemleri (VETBİS) gibi yenilikçi kamu çözümleri tanıtılırken, afet riskleri ve iş güvenliği kapsamında fay hatlarının jeodezik yöntemlerle izlenmesi ile nesnelerin interneti (IoT) ve Yapay Zekâ destekli maden takip sistemleri ele alınmıştır. Ayrıca, mesleğin teknik temellerine odaklanılarak farklı GNSS konum belirleme yöntemlerinin (Ağ-RTK, PPP-RTK, SBAS) doğruluk karşılaştırmaları, küresel yerçekimi modellerinin Türkiye'nin yerel geoidi (TG-20) ile analizi ve İHA fotogrametrisinde optimum yer kontrol noktası dağılımı gibi konular irdelenmiş; böylece uzamsal verinin akıllı uygulamalara, mühendislik çözümlerine ve toplumsal faydaya nasıl dönüştürüldüğü vurgulanmıştır ve devamında poster alanında tartışmalara devam edilmiştir.  

 

3. Mesleğe Dair Teknolojik Ufuklar ve Stratejik Uygulama Alanları

Kurultay oturumlarından elde edilen en temel çıkarım, Harita Mühendisliğinin veri toplayan klasik bir disiplinden, yapay zekaya fiziksel dünyayı ve uzamsal bağlamı öğreten "Uzamsal Zekâ Mühendisliği"ne doğru yaşadığı köklü paradigma değişimidir. Bu dönüşümle birlikte mühendisin rolü kod yazan veya yazılım kullanan bir figürden ziyade, karmaşık Yapay Zekâ ajanlarını (AI Agents) yöneten bir "orkestra şefi"ne evrilmektedir. Yapay Zekânın manuel işleri otomatize etmesi bazı istihdam riskleri yaratsa da yeni fırsat kapıları da aralamaktadır. Tüm bu süreçlerde, Yapay Zekânın sadece bir karar destek aracı olarak kalması, yasal sorumluluğun mühendiste olması ve "veri sömürgeciliğine" karşı ulusal veri egemenliğinin korunması zorunlu etik sınırlar olarak belirlenmiştir. Bu teknolojik devrim, mülkiyet yönetimi ve uzamsal al veri altyapısını da baştan aşağı yeniden yapılandırmaktadır. İki boyutlu statik kadastro kayıtları; dolandırıcılığı önleyen, binaların enerji ve bakım gibi operasyonel verilerini birleştiren, 3B Kadastro ve "Dijital İkiz" sistemleriyle "yaşayan veriye" dönüşmektedir. Ayrıca blok zinciri ve tokenizasyon uygulamalarının mevcut tapu sistemleriyle entegre çalışarak yatırım tabanını demokratikleştirmesi ve süreçleri şeffaflaştırması öngörülmektedir. Öte yandan, PPP (Hassas Nokta Konum Belirleme) gibi yeni nesil konum belirleme sistemlerinin gelişimi; deprem riski taşıyan yapılar için hayati olan Yapı Sağlığı İzleme (SHM-Structural Health Monitoring) sistemlerinde, savunma sanayisinde GNSS sinyallerinin yayınlarının bozulduğu ortamlarda alternatif navigasyon çözümleri üretiminde ve küresel iklim krizinin izlenmesinde mesleğin üstlendiği stratejik rolü derinleştirmektedir. Tüm bu vizyonun hayata geçirilebilmesi ve ülkenin ihtiyaç duyduğu yetkinliklerin kazanılabilmesi için eğitim-öğretim ders planlarında acil bir reform yapılması gerektiği ortak bir çıkarım olmuştur. Bu nedenle ezberci kodlama eğitiminden uzaklaşılmalı; bunun yerine Yapay Zekâya yön verecek "doğru soru sorma" (prompt engineering) becerisine odaklanılmalıdır. Bu bağlamda, ders planlarına basamaklı bir yapıyla entegre edilecek GeoAI (Uzamsal Yapay Zekâ), yıllara yayılan uygulamalı Robotik ve Otonom Sistemler ile mesleğin sınırlarını Dünya dışına taşıyacak Gezegen Jeodezisi derslerinin eklenmesi gerekliliği kayıtlara geçmiştir.

Harita Mühendisliğinin teknolojik omurgasını oluşturan ölçme, konum belirleme ve uzaktan algılama yöntemleri, sürekli bir gelişim içindedir. Kurultayda, bu teknolojilerdeki en güncel yenilikler ve bu yetkinliklerin savunma sanayii, afet yönetimi ve iklim krizi gibi Türkiye'nin en kritik ulusal meselelerinin çözümündeki stratejik rolü kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

 

Yeni Nesil Konum Belirleme Yöntemleri

Türkiye'nin ulusal gerçek zamanlı kinematik ağı olan TUSAGA-Aktif sisteminin kullanımı olgunluk seviyesine ulaşmışken geleceğin teknolojisi olarak yerel ağlara bağımlı olmayan PPP (Hassas Nokta Konum Belirleme) gibi yeni nesil yöntemler öne çıkmaktadır. Kurultayda, mevcut yasal mevzuatın (Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) LIDAR, İHA ve PPP gibi yeni teknolojileri tam olarak kapsamadığı ve esnek bir yapıya kavuşturulması gerektiği vurgulanmıştır.

 

Yapı Sağlığı İzleme ve Afet Riski Yönetimi

Deprem kuşağında yer alan Türkiye için Yapı Sağlığı İzleme (SHM), lüks bir teknoloji değil, bir zorunluluktur. Barajlar, köprüler, viyadükler ve yüksek katlı binalar gibi stratejik yapıların anlık deformasyonlarının GNSS, ivmeölçer ve diğer sensörlerle sürekli olarak izlenmesi, olası bir felaketin önlemesinde kritik bir rol oynamaktadır. Kurultayda, bu alandaki yasal mevzuatın son derece yetersiz olduğu ve Yapı Sağlığı İzleme sistemlerinin, özellikle büyük mühendislik yapılarında, zorunlu hale getirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

 

Savunma Sanayiinde Artan Stratejik Rol

Harita Mühendisliği yetkinlikleri, yerli savunma sanayii için vazgeçilmez bir nitelik kazanmıştır. Otonom sistemlerin ve insansız hava araçlarının hassas navigasyonu, hedef tespiti ve görev planlaması, doğrudan mesleğimizin uzmanlık alanlarına girmektedir. GNSS sinyallerinin yayınlarının bozulduğu (jamming) ortamlarda dahi görev yapabilen görüntü tabanlı navigasyon sistemlerinin geliştirilmesi, Harita Mühendisleri için yeni istihdam olanakları ve stratejik bir çalışma alanı sunmaktadır.

 

İklim Krizi ile Mücadelede Harita Mühendisliği

Küresel iklim krizi, insanlığın karşılaştığı en büyük tehditlerden biridir ve Harita Mühendisliği bu mücadelede merkezi bir role sahiptir. Uydu görüntüleri ve diğer uzaktan algılama yöntemleriyle buzul erimelerinin, deniz seviyesi yükselmelerinin, kuraklığın ve ormansızlaşmanın izlenmesi, iklim değişikliğinin etkilerini somut verilerle ortaya koymaktadır. Bunun ötesinde, yenilenebilir enerji kaynaklarının (rüzgâr, güneş, su, jeotermal, biyokütle) potansiyel alanlarının belirlenmesinden karbon ayak izinin takibine kadar geniş bir yelpazede, yaşanabilir bir geleceğin haritasını çizmek için mesleki katkılar sunulmaktadır.

 

4. Stratejik Çıkarımlar ve Politika Önerileri

Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, üç gün süren yoğun tartışmaların ardından, Harita Mühendisliği mesleği ve Türkiye'nin uzamsal veri politikaları için bir dizi stratejik çıkarım ve eylem çağrısı ortaya koymuştur. Bu öneriler, disiplinin teknolojik dönüşüme öncülük etmesi, toplumsal faydayı artırması ve ulusal egemenliği koruması için bir yol haritası teşkil etmektedir.

Kurultayda ortaya çıkan diğer genel sonuçlar ve eylem çağrıları ise şu başlıklar altında sentezlenmiştir:

  • Mesleki Dönüşümün Benimsenmesi: Harita Mühendisliği disiplini, klasik veri üretimi ve yönetimi anlayışını terk ederek, Yapay Zekâya fiziksel dünyayı öğreten ve otonom sistemleri yöneten Uzamsal Zekâ Vizyonunun getirdiği dönüşümü kararlılıkla benimsemeli ve geleceğe bu vizyon doğrultusunda hazırlanmalıdır.
  • Yasal Mevzuatın Modernizasyonu: PPP, LIDAR, Yapay Zekâ ve Dijital İkiz gibi yeni teknolojileri kapsayacak şekilde, başta ‘Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği’ olmak üzere ilgili tüm yönetmelikler, statik teknik kurallar yerine bilimin ışığında kalite ve güvenilirlikten ödün vermeden esnek, güncel ve teknolojiye uyum sağlayabilen bir yapıya kavuşturulmalıdır.
  • Disiplinler Arası İşbirliklerinin Güçlendirilmesi: Savunma sanayii, iklim bilimi, şehir planlama, inşaat, çevre, endüstri, bilişim ve sosyoloji gibi farklı alanlarla ortak projeler ve araştırma grupları oluşturulması, mesleğin etki alanını genişletmek ve karmaşık sorunlara bütüncül çözümler üretmek bağlamında büyük önem taşımaktadır.
  • Genç Mühendislerin Sürece Katılması: Genç Haritacılar Günleri adıyla 2001’de başlayan ve bu yıl ilk kez yine 2001’de önerilen ilk adıyla düzenlenen ‘Genç Haritacılar Kurultayı'nın bulguları, mesleğin geleceğinin planlanmasında odak ve önemli bir rol oynamalıdır. Gençlerin teknolojik gelişmelere uyum yetenekleri, becerileri ve yenilikçi vizyonları, dönüşüm sürecinin en önemli itici gücü olarak değerlendirilmelidir.

Geleceğin Harita Mühendisini Yetiştirmek İçin Yeni Eğitim-Öğretim Vizyonu

Teknolojik ve toplumsal değişimlere uyum sağlayabilecek, geleceğin sorunlarını çözebilecek ve yön verebilecek yetkinlikte mühendislerin yetiştirilmesi gerekliliği Harita Mühendisliği eğitim-öğretim planlarının köklü bir biçimde revize edilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu bağlamda, Yapay Zekâya "doğru soru sorma becerisi"nin (prompt engineering) öğretilmesi, mesleki mühendislik problemlerinin çözümü için gereksinimi karşılayacak Yapay Zekâ uygulamaları geliştirme becerilerinin kazandırılması geleceğin mühendisinin en temel yetkinliklerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ezberci bir eğitim anlayışından ve kod yazma telaşından ayrılarak, öğrencilere problem çözme, sistem yönetme ve teknolojiye liderlik etme yetkinlikleri kazandırmak üzerine bir eğitim-öğretim planının zorunluluğu vurgulanmıştır.

 5. Kapanış

Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı, "Veriden Bilgiye, Bilgiden Değere – Yaşanabilir Geleceğin Haritası" ana teması ile Harita Mühendisliği disiplininin karşı karşıya olduğu teknolojik dönüşümü, üstlenmesi gereken toplumsal sorumlulukları ve gelecekteki stratejik rolünü tüm boyutlarıyla ele almıştır. Kurultay, mesleğin sadece bir teknik uygulama alanı olmaktan çıkıp, veriyi bilgiye ve toplumsal değere dönüştüren stratejik bir konuma yükseldiğini güçlü bir şekilde teyit etmiştir.

1987 yılında Ankara'da düzenlenen 1. Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı ile bugün gerçekleştirilen 20. Kurultay arasındaki köklü bağ; mesleki birikimin, kurumsal hafızanın ve geçmişte emek verenlere duyulan saygının güçlü bir yansımasıdır.  Yakın zamanda kaybettiğimiz Cemal İşleyici’nin başkanlığındaki dönemin Yönetim Kurulu ve o kurulda yer alan Mustafa Nevzat Düzağaç'ın, yıllar sonra aynı heyecan ve inançla 20. Kurultay'ın başkanlığını üstlenmesi bu tarihsel sürekliliği ve kurumsal hafızayı adeta somutlaştırmıştır. Kapanış oturumunda da özellikle vurgulandığı üzere bu bağlam, bugünkü bilimsel seviyeye ulaşılmasında katkısı olan ve o günlerden bugüne kadar emek veren kişileri hatırlayıp onurlandırmayı amaçlarken; aynı zamanda o gün atılan sağlam temellerin, bugün ‘yaşanabilir bir geleceğin haritası’nı kurgulayan genç meslektaşlara güvenle devredildiğini simgelemektedir.

Türkiye Harita Bilimsel ve Teknik Kurultayı'nın kapanış oturumunda, Kurultay Yürütme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Berkay Bahadur tarafından sonuç bildirgesinin okunmasının ardından değerlendirme ve plaket takdimi gerçekleştirilmiştir.  HKMO Genel Başkanı Ali İpek, kurultaya katkı veren herkese ve özellikle Anıtkabir'e çelenk bırakan Genç Haritacılara teşekkür ederek, taslak sonuç bildirgesini zenginleştirmek üzere salondan gelen önerileri toplamıştır. Oturum, kurultayın başarıyla gerçekleşmesinde büyük emeği olan yürütme kurulu üyelerine, sahne gerisinde koşturan emekçilere, sunuculara ve ev sahibi TBB personeline plaketlerinin takdim edilmesi ve anı fotoğrafı çekilmesiyle son bulmuştur.

Kurultay boyunca ortaya konan bilimsel ve teknik bulgular, yenilikçi fikirler ve somut çözüm önerileri, Türkiye'nin uzamsal bilgi altyapısının güçlendirilmesi, dijital egemenliğinin korunması ve nihayetinde herkes için daha güvenli, adil ve yaşanabilir bir geleceğin inşa edilmesi adına kapsamlı bir yol haritası sunmaktadır.

Harita Mühendisleri; toprağın, haritanın ve uzamsal verinin sadece bir avuç azınlığın rantı için değil, halkın yararı ve yaşanabilir adaletli bir gelecek için kullanılması gerektiğini savunmaktadır ve bu amaçla fiziksel yeryüzünü ilmek ilmek belgelemekte, bilinmeze ışık tutmakta, insanlık yararına kullanılması için ürünlerini sorumluluk bilinciyle paylaşmaktadır. Meslek Odamızın çatısı altında kenetlenerek; antidemokratik uygulamalara karşı demokrasiyi, ekonomik krize karşı emeğimizi, soykırım ve zulme karşı ise insanlık onurunu, liyakatsizliğe karşı ise emeğimizi ve mesleğimizi savunmak tarihsel bir sorumluluğumuzdur.

Sonuç olarak; bu Kurultay, teknik birikimimizi topluma karşı görevlerimizle birleştiren örgütlü gücümüzün bir yansımasıdır. Sistematik bir çalışma ve kararlı bir duruşla hem mesleğimizi hem de yaşanabilir geleceğin haritasını hep birlikte çizeceğimize olan inançla; bu önemli etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen düzenleme ve yürütme kurulu başta olmak üzere, bilimsel ve teknik katkı sunan tüm akademisyenlere, araştırmacılara, meslektaşlara, kamu ve özel sektör temsilcilerine ve geleceğimizin teminatı olan meslektaş adaylarına -öğrenci arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

 

TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası

 Ocak 2026