Sitede Ara

Yazar :
A. Yavuz , C. Bıyık

Özet :

 

Tarih boyunca Devletlerin varlık ve siyasal güçlerinin, hükmettiği toprakların büyüklüğü ve stratejik önemi ile ilişkili olduğu görülmüştür. Bu yüzden toprak, hemen her devirde ekonomik gücün temel kaynağı ve bağımsızlığın sembolü olarak kabul edilmiştir. Bununla birlikte, son yıllarda bütün dünyada etkisini göstermekte olan küreselleşme; toprağın bir kısmının yabancılara satışı suretiyle serbest dolaşımını gündeme getirmiştir. Bu uygulamalar, ulus devletler için toprak üzerindeki hâkimiyetin gayri millî unsurların ve sermayenin eline geçmek suretiyle, egemenlik gücünün zayıflaması endişelerini beraberinde getirmektedir. Bu endişeler, Avrupa Birliği’ne geçiş süreci içerisinde bulunan ülkemiz için de mevcuttur. Öte yandan,  hızla artan nüfusun getirdiği geçim sıkıntıları, toprağın çoğaltılamaz olması ve doğal kaynakların tükenmesi gibi tehditler de mevcuttur. Dolayısıyla iyi bir arazi yönetim politikasının oluşturulması ve uygulanması gerekmektedir.  Bu çalışmada, Avrupa Birliği (AB) yolunda siyasi ve stratejik açıdan oldukça önemli bir konuma gelmiş bulunan ülkemizin, yabancıların taşınmaz edinimi konusunda nasıl bir politika izlemesi gerektiği hususu ele alınarak bazı önerilerde bulunulmuştur.

Anahtar Kelimeler :
Mülkiyet hakkı, Yabancıların taşınmaz mal edinimi, Avrupa Birliği ve Türkiye.

Kaynak :

Dosyayı İndir