Yazar :
Ali Hasan Doğan1, Nursu Tunalıoğlu , Utkan Mustafa Durdağ , Bahattin Erdoğan , Taylan Öcalan , Cemali Altuntaş
Özet :
GPS teknolojisi, tektonik aktivitelerin izlenmesi, deformasyon analizi, hassas nokta konumlama gibi pek çok yüksek doğruluk gerektiren
jeodezik çalışma ve mühendislik uygulaması için veri sağlamaktadır. Ancak, elde edilmesi istenen yüksek konum doğruluğuna
ulaşabilmek için GPS’e etki eden hata kaynaklarının modellenmesi ve elimine edilmesi gerekmektedir. Temel olarak, bu hata
kaynakları uydu yörünge hatası, uydu ve alıcı saat hatası, atmosferik (iyonosferik ve troposferik) hatalar, sinyal yansıma/çok yolluluk
hataları vb. olarak sıralanabilir. Jeodezik çalışmalarda kullanılacak verinin yüksek doğruluklu analizini gerçekleştirebilmek için
özellikle uydulardan gönderilen sinyallerin çok yolluluk etkisinden arındırılması gerekmektedir. Genel olarak, bir GPS uydusundan
yayılan sinyalin GPS alıcısına birden fazla yoldan ulaşmasına çok yolluluk (mutipath etkisi) denilmektedir. Bu çok yolluluk genellikle
alıcı etrafında bulunan yansıma yüzeylerinden kaynaklanmakla birlikte bu durum, uydu sinyallerinin, doğrudan ve dolaylı yolları
izleyerek alıcıya ulaşmasına neden olmaktadır. Hassas nokta konumlama vb. jeodezik çalışmalarda, çok yolluluk istenmeyen bir hata
etkisidir ve ölçülerden çıkarılması gerekir. Ancak, son yıllarda yapılan çalışmalar ile GPS enterferometrik yansıma yöntemi
kullanılarak GPS alıcısı etrafındaki farklı yüzeylerden yansıyarak gelen bu istenmeyen GPS sinyallerinin yansıma yüzeyine ait bilgiler
elde edilmesi yeni çalışma konularının oluşmasına katkı sağlamıştır. Bu kapsamda kar kalınlığı, toprak nem oranı, deniz seviyesi
değişimi gibi bilgilerin elde edilmesinde GPS enterferometrik yönteminin etkin şekilde kullanılabileceğini göstermiştir. Özellikle,
yansıma yüzeyine ait yükseklik değişimlerinin belirlenmesinde, doğrudan gelen sinyal ile yansıyarak gelen sinyal arasındaki zamansal
gecikme farkı, yansıtıcı yüzey ile alıcı faz merkezi arasındaki düşey mesafenin hesaplanması ile tespit edilebilmektedir. Bir başka
deyişle, doğrudan gelen ile yansıyarak gelen sinyal arasındaki ilave yol yansıtıcı yüzeyin alıcı faz merkezine olan düşey mesafesi olarak
hesaplanabilmektedir. Düşük yükseklik açılarında meydana gelen bu sinyal yansıma etkileri, sinyal gücünün değişimi ile bağlantılı
olup, kullanılacak sinyal yapısının doğru analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmada, Yıldız Teknik Üniversitesi, Davutpaşa
Kampüsü içerisinde belirlenen test sahasında farklı hava koşullarında 2 güne ait yapılan GPS ölçülerinin, değişen yükseklik açı
aralıklarında ve farklı uydu azimut açılarında sinyal gücü değerlerine göre analizi yapılmıştır. Buna göre, periodogram ile elde edilen
sinyal genliklerinin değişimleri ile elde edilen düşey yükseklikler arasındaki ilişki ortaya konmuştur
Anahtar Kelimeler :
GPS-Reflektometrisi, Çok Yolluluk, Sinyal-Gürültü Oranı (SNR)
Kaynak :